Anasayfa

Ankaragücü geri döndü

Ankaragücü geri döndü
access_time2018-11-06 08:52:00

Ankaragücü geri döndü

Süper Lig'de "3 Büyük" denen takımlar sapır sapır dökülürken MKE Ankaragücü'nün önlenemez yükselişi sürüyor. Biri Fenerbahçe'ye olmak üzere üst üste dördüncü resmi maçını kazandı. Aynı puanda (19) 4. sıradaki Kasımpaşa'nın ardından averaj farkıyla 5. sıraya yerleşti. Liderle arasında (5) puan fark var ki bu 3 puanlık ligde hiç bir şey.

Yani Ankaragücü Süper Lig şampiyonluğunun büyük oranda ortağı!

Bu yükseliş, İstanbul takımlarının egemenliğindeki spor basınımızın ve yayıncı kuruluş dahil televizyon spor yorumcularının ilgisini çekmedi. Bir tek Odatv'de Muzaffer Ayhan Kara, geçen haftaki yazısına "Haftanın Takımı Ankaragücü" başlığını koymuştu.

Oysa, Süper Lig'de en üst sıralardaki takımlar içinde geçen yıl PTT 1. Lig'den gelmiş tek takım Ankaragücü. (Onda önce de 2. ligdeydi!" Fenerbahçe, Beşiktaş, Trabzonspor, Göztepe gibi takımları geride bırakan Ankaragücü'nün sürekli yükselişinin görülmemesi gerçekten ilginç.

Ancak Ankaragüçlüler için bu durum şaşırtıcı değil. Ankaragücü, İstanbul basınıyla tarih boyunca bir türlü barışamadı.

Yalnızca bir örnek:

1972-1973 Sezonu. Fenerbahçe-Ankaragücü arasında Türkiye Kupası yarı final maçında İstanbul'da Fenerbahçe'yi Ankaragücü'nün 1-0 geriden gelip 1-2 yendiği “Bol kırmızı soslu” efsane maçtan sonra Cafar Zorlu'nun Milliyet'te Ankaragücü'nü öven bir karikatür çizmişti. Bundan cesaretle Ankaragüçlü yönetici ve futbolcular Milliyet spor müdürü rahmetli Namık Sevik'i ziyarete gidiyorlar. (Namık Sevik'in Ankaralı olmasının da payı var.) Grupta bulunan Erman Toroğlu'nun anlattığına göre Namık Sevik şunları söylüyor: “Bugün tamam da bundan sonra Ankaragücü’ne çok yer veremem. Bu gazeteyi satamam yoksa.”

Bir örnek daha vereyim: 4 Mayıs 1936 tarihli Ulus gazetesinde, "…Dün Ankara'da Ankaragücü-Galatasaray arasında yapılan maç ve alınan netice (3-2) şimdiye kadar Türk futbolunda ileri safı işgal eden İstanbul takımlarının yanı başında Ankara'ya da yer ayırmıştır. Bu yerin birkaç yıl sonra ileri geçmesine bir mani yoktur... Ankara takımlarının şahsi girişimleri ile Ankara'da canlanan bu hareketin teşvik edilmesi zarureti vardır." diye yazıyordu.

Heyhat koca 80 yıl geçti; bu gerçekleşemedi bir türlü. Başkent takımı şampiyon olamamış tek ülkeyiz. Büyük oranda "3 büyükler"in mafyavari örgütlenmesi, ama en çok spor basınının bu takımlar dışında takımlara eşit oranda yer vermemesi futbolumuzu bu hallere getirdi. (Ki en son Cocu'nun gönderilmesi yine şaşılacak biçimde koro halinde gelebilen spor basınımızın eseridir. Liverpool Jürgen Klopp'u getirdi o yıl 10. bitirdiler, herkese yenildiler... Şimdi iki yıl sonra önün geleni yeniyorlar... Arsenal'e Arsen Venger geldiğinde 5. yılında şampiyon oldu.)

Ne yazık ki "medya"nın dolduruşu ile yıllardır Ankaragüçlü Ziya Adnan'ın deyişiyle "beyni yıkanmış" olan İstanbul takımları hayranlarına, her futbolseverin kendi kentinin takımını tutması gerektiğini, en azından ona bir sempati göstermesi gerektiğini, en fazla üç yılda bir görebildiği uzaklarda bir takıma "benim takımım" demenin komikliğini anlatmak gerçekten güç. Oysa dünyanın hiçbir ülkesinde böyle bir garabet yok! Futbolumuzun kurtuluşuna taraftardan mı başlasak ne?

ANADOLU TAKIMLARININ AYAKLANIŞI

Özellikle "VAR" sisteminin gelmesiyle "3 büyükler" fena halde çuvalladı. Hakemler de büyük oranda onları terk ettiler. Türk futbolunun enerjisini yaklaşık 100 yıldır emip bitirmelerine karşın Avrupa'da Türkiye'ye yakışır bir başarı hiçbir zaman kazanamadılar. Bir İspanyol bir İtalyan, İngiliz takımları kadar olamadık. Türkiye'de ağa paşa ama Edirne'yi geçince maraba durumundalar. Şükür artık Türkiye içinde de maraba durumuna düşüyorlar; akılları başlarına bakalım ne zaman gelecek; çağdaş bir hüviyete ne zaman bürünecekler.

"3 büyükler" derken lütfen yanlış anlaşılmasın; ödedikleri para kadar büyük diyoruz! Galatasaray 95 milyon Euro, Başiktaş 91 milyon, Fenerbahçe 90milyon Euro değerinde. Değer derken satsan bu kadar etmez; harcadıkları para! Başakşehir 52, Trabzonspor 49 milyon Euro harcamışlar.

Bu takımlardan sonra gelenler en pahalısı Bursaspor 28 milyon Euro harcamış. Antalyaspor 20 milyon Euro; çok mutevazi. Ankaragücü sadece 18 milyon Euroluk bir takım, en sondan üçüncü harcamada. 

Anadolu klüplerininin İstanbul takımlarını taklidi bırakmaları yerinde oldu. Çağdaş yönetim anlayışıyla her birinin birer fişek gibi "Avrupa tıkımı" kurmaları meyvelerini veriyor. "3 büyük"ler Avrupa'lı simsarlardan kazık yemekten bıkmayan, onların elinde oyuncak yöneticilerin kurduğu emekliler takım(lar)ı haline geldiler zaar! Bu gelişme karşısında şallak mallak durumdalar. Son Galatasaray-Fenerbahçe maçı gösterdi ki durumun vahametini daha anlamamış görünüyorlar.

Süper Lig'de rekabet artık "3 büyükler"in dışında devam ediyor. Son sıradaki Erzurumspor'un gelip Beşiktaş'ı yenebileceği gerçeği sürpriz değil artık.

Ankaragücü, dar alanda çok iyi mücadele ediyor. Ender uzun toplarla da El Kebir ve Kubilay'ı görüyor. Özellikle Fenerbahçe'yi adeta evire çevire yendikleri maçta futbolun tüm varyasyonlarını denemişlerdi. Rakip kaleye her gelişleri ölümcül tehlike barındırıyor. Her futbolcusu her geçen gün kendini geliştiriyor. Brice Dja Djedje,  ileri uç arasında gerçek bir dinamo. Biofuma gol attırma makinesi. Ricardo Faty, Alessio Cerci gibi çok önemli futbolcular gerçeği anlamayanlara Süper Lig'in finalinde iyi bir ders verecek potansiyeldeler. Hepsinden önemlisi müthiş bir takım ruhu var ve bu her maçta stadyumu dolduran Ankaragüçlüler'den sirayet eden bir kazanım oldu: Önce büyük olduğuna inanacaksın abi!

Ankaragücü tarihinin en iyi yönetimine sahip ve Mehmet Yiğiner Cavcav gibi bir "Efsane Başkan" olma yolunda!

ANTALYASPOR-ALANYASPOR!

Futbol ülkeler için en önemli tanıtım aracı. Roma takımı Roma kentinin en iyi reklamı değil mi? As Monaco Monaco turizminin sürdürücüsüdür.

Antalya ve Alanya  turizmimimizin lokomotifi ülkemize milyarlarca dolar kazandıran bölgemizin takımları değil mi? Tüm Türkiye'nin ama başta o bölge turizm yatırımcılarının örgütlenerek bu takımlarımızı her yıl Avrupa kupalarında olacak biçimde desteklemeleri gerekmez mi? Böyle bir olanak varken Avrupa'da tırların arkasına slogan yazarak turizm ilanı vermenin aptallığını ne zaman anlayacaklar!

Bu iki takım ve başkentimizin adını taşıyan Ankaragücü birer semt takımı değil ülkemizin armasıdır. Hepimizin el birliğiyle başarılarına ortak olmamız lazım.

Antalyaspor bence Kasımpaşa gibi bir takımı sahasında yenerek haftanın takımı olmaya hak kazandı. Bülent Korkmaz yönetiminde sihirli bir el değmiş gibi istikrar kazandı. Ankaragücü'nü sahasında yenen tek takım. Çok sağlam bir defansları var. Haftaya Trabzonspor'u konuk ediyorlar; bu engeli aşarlarsa önleri açık.

Trabzonspor bizimle (Ankaragücü) sahamızda berabere kaldı; iki gol atmıştı. Çok iyi futbolcuları var ama sorun gerçekten Burak olabilir mi? Bursaspor ikinci yarıda mahvetti onları; on dakika daha sürseydi maç yenilirlerdi.  

Yazı uzamasın; uzun yazı okunmuyor. Diğer başarılı istikrarlı Anadolu takımlarına sonraki haftalarda yer vereceğiz.

Ancak İstanbul takımları hayranlarına bu yıl kötü haberimiz var.

Bizce şampiyonluk mücadelesi Ankaragücü ve Antalyaspor arasında geçecek!

Umarım sonuç "3 büyükler"e ders niteliğinde olur.

Ahmet Yıldız

Odatv.com

Yorumlar

Yorum Yapmak in Tklaynz

    Bu habere ilk yorumu siz yapabilirsiniz